





Arkadaşlığın mevsimi ne zaman başlar, ne zaman biter? Çocuklar, “Sen büyüdün artık,” dendiğinde mi büyür? Portakal çiçeğinin kokusu kimleri kavuşturur? Peki büyükler, çocukları ne zaman dinler? Söğüt ağacının yaprakları niye suskunluğa uzanır? Unutulmanın tarifsiz kaygısı, sıradan bir özürle geçer mi? Bir de… yaramazlığın aynası kimi gösterir, bilen var mı?..Doğan Gündüz’ün kaleminden, okurların yüreğini sımsıkı saracak, yalın, içten, biraz da muzip yedi öykü. Evden, okuldan, pazardan, sokaktan, senden, benden, kısaca yaşamdan süzülen bu öyküler, büyüklerin dünyasında sesini duyurmak, kendini ifade etmek ve anlaşılmak isteyen çocukların elinden tutuyor.
Argo
İfade / Açıklama: Orada kafasına memelik takmış bir adam vardı. "İkizlere takke," diye bağırıyordu.
Argo
İfade / Açıklama: Ben bir kere onu el küfrü yaparken gördüm.
Dedikodu Yapmak
İfade / Açıklama: Hiç sır tutmaz. Bazı arkadaşları onun için, "Çok dedikoducu," diyor.
Argo
İfade / Açıklama: Hep kötü sözler söylüyor. Küfrediyor. En çok da salak dyor. Bazen d ters ters, "Aaa, salak mıdır bedir?" diye soruyor.