





Kış ortasında bir akşam vaktiydi. Denizin en derin yerinde, yaşlı mı yaşlı bir balık nine sayıları on iki bini bulan çocuklarıyla torunlarını çevresine toplamış, onlara bir masal anlatıyordu...
Kavga-Tartışma-Şiddet
İfade / Açıklama: Komşucuğum, bu senin çocuk evini sırtında taşıyan salyangoza özeniyor olmasın? Ana balık telâşla: -Tüh... Bunu hiç düşünememiştim. O salyangoz hep yavrumun çevresinde dolanıyordu. Demek, küçük kara balığımın kafasına bu aykırı düşünceleri o soktu.Küçük Kara Balık: -Yok, ana, dedi. O benim arkadaşımdı. -Bir balıkla, bir salyangoz arkadaş olur muymuş? Duyulmadık şey, dedi Ana balık. Küçük Kara Balık: -Bir balıkla bir salyangozun düşmanlığı da duyulmadık bir şey, diye karşılık verdi. Ama siz zararsız birini düşman bellediniz hep. Bizim düşmanlarımız büyük balıklar değil mi ana? Tartışma uzadıkça başka balıklar da doluştu başlarına: -İleri geri konuşmak hayatına mal olabilir, dediler. -Beni öldürün öyleyse, dedi küçük balık. Küçük Kara Balık konuştukça onu dinleyen balıklar sinirleniyordu. Yaşlı balıklardan biri. -Kendine gel yavrum, aklını başına topla; yok. acımayız sana! Vay! Küçük balığa bakın, hepimize kafa tutuyor. Ana balık: -Durun bakalım, dedi. Yavruma dokunamazsınız. -Bir olup bize karşı geleceğine yavrunu asi yetiştirmeseydin, dedi yaşlı balık. Komşu balık: -Doğru ya, senin gibi bir komşum olduğu için kendimden utanıyorum, dedi. Kızgın balıklardan biri: -Haydi, geç kalmadan bitirelim şunun işini. Salyangozu öldürdüğümüz gibi öldürelim de, konuşmalarına onun yanında devam etsin, onlar iyi anlaşırlar, dedi. Balıklar, Küçük Kara Balık'ın üzerine saldırdılar. Ana balık yavrusunu zor kurtardı ellerinden Ana balık ağlıyor, dövünüyordu. (s. 22)