





Selin, Ustaların Ustası’yla yine aramızda. Selin kim mi? Hani şu meraklı hem çokbilmiş hem de muzip, bazen gülüp eğlenen bazense gözyaşlarını tutamayan, kimi zaman saf kimi zaman kurnaz sayılan, yaramaz olduğu kadar da sevimli, bıcırık bir kız. Bunları onu bilenler söylüyor. Selin, Püsküllü Bela kitabında da merak zilimize zır zır basıp, “Hınzırlıklarımla karşınızdayım,” demişti ya, Selin o işte! Doğan Gündüz’ün duru, renkli, sürükleyici anlatımıyla edebiyat arkadaşlarımızın arasına kattığı Selin, illüstratör Nuray Çiftçi’nin yalın ve güçlü çizgileri eşliğinde bu kez de Selin, Ustaların Ustası’ndan gülümsüyor hepimize.
Lakap takmak
İfade / Açıklama: Piraye bir anda yanımda bitip elimden tutuverdi. Ufak tefek sevimli bir kız. Tam bir yerden bitme. "Ben buradayım, hadi sınıfıma gidelim," dedi. Gözleri ışıl ışıldı. Yerdenbitme'yle ilk tanışmamız böyle oldu. (s. 31)
Kötü şakalar.
İfade / Açıklama: Yerdenbitme'nin okul hakkındaki onu gerçek sınıfına götürdüklerinde değişti mi bilmiyorum. Ama benim ona yaptığım şakalarda bir değişiklik olmadı. Kirli tuvalet fırçasını değiştirmesi için öğretmenler odasına yollamak da ona yaptığım güzel şakalardan biriydi. Öyle ki, bu şaka okulun yenilerine yapılan şakalar içinde en komiklerinden biri oldu. (s. 32)
Anne- Babanın açıklama çocuğa açıklama yapmak yerine yalan söylemesi.
İfade / Açıklama: Piraye'ye cezaevinin yurt dışı olarak tanıtılıp babasının yurt dışında olduğunun söylenmesi fakat Piraye'nin okuma yazma öğrenince orasının yurt dışı değil cezaevi olduğunu öğrenmesi ve aslında babasının cezaevinde olduğundan çok ailesinin ona açıklama yapmayıp yalan söylemesine daha çok üzülmesi. (s. 36-37)