




Bir zamanlar çocuklar düşüp bayılana kadar sokaklarda oyun peşinde koşar, dinlenmek için ağaçtan erik çalardı... “Selo’nun Kuşları” başlığı altında topladığı kısa öykülerinde Cemil Kavukçu kendi çocukluğuna gidiyor ve dünyayı yeni yeni tanımaya başlayan; dostluğu, arkadaşlığı, doğayı ve sevgiyi öğrenen çocukları anlatıyor. Bazısına hayvanların da konuk olduğu kimi neşeli kimi buruk bu öyküler, okuyucularını adeta başka bir zaman boyutunda yolculuğa çıkarıyor.
Uygun olmayan hitap şekilleri
İfade / Açıklama: "Yalan lan, kuş nasıl su taşır?" (s. 59)
Hayvanlara zarar vermek
İfade / Açıklama: Kızılcık dalından, ateşe tutarak sertleştirdiği, otomobil iç lastiğinden yaptığı bir sapanı vardı ki kuşların canını onunla alır, minarenin şerefesindeki ampullere onunla taş atardı. (s. 58)
Şiddet
İfade / Açıklama: Başını önünden kaldırıp sağa sola bakarsa eve döndüğümüzde söyleyecektim. O da babama söyleyecekti. Babam da ablamı eşek sudan gelinceye kadar dövecekti. Döverdi de. Bir keresinde benim önümde dövmüştü. (s. 109)
Şiddet
İfade / Açıklama: Abim çarşıda bizi görmüş. Ablamın yürüyüşü hiç edepli değilmiş. Halıcının kopuk oğlu da peşimizdeymiş. Yüzüne öyle bir tokat attı ki başı dolap kapısına çarptı ablamı. İkinci tokadı da vurunca da yere düştü. (s. 114)